İslam’ın ilk yıllarıydı. Peygamberimizin halası Erva Binti Abdulmüttalib, oğlunun İslamı seçtiğini duyunca ona şöyle hitap eder:

“Oğlum, hiç şüphesiz, dayının oğlu, senin yardımına herkesten daha çok layıktır. Vallahi eğer onu erkeklere karşı korumaya gücümüz yetseydi, her tür­lü tecavüze karşı onu korurduk!”

Henüz Müslüman olmayan Erva (RA),oğlunun ısrarla iman etmesi teklifine ise, “Ben şimdi bekleyeyim, kız kardeşlerim ne yaparsa ben de öyle yapar, sonra onlardan birisi olurum.” dedi.

Annesinin tereddüt içinde olduğunu gören Tuleyb (RA),annesine şöyle hitap etti:

“Öyleyse anneciğim, sen İslamiyet’i kabullenip onu tasdik edinceye ve ‘Al­lah’tan başka ilah yoktur.’ diyerek şehadet getirinceye kadar ben de senin için Al­lah’a niyazda bulunur dua ederim.”

Oğlunun bu sözleri üzerine Erva bint-i Abdülmuttâlib hemen şehadet getirdi ve Müslüman oldu. Tuleyb (RA), İslamiyeti yayma konusunda gösterdiği atılganlık ve mücadele müşrikleri çileden çıkarıyordu. Hz. Erva’nın yanına giden müşrikler oğlunun aşırı hareketinden dolayı şikâyette bulundular: “Oğlun Tuleyb’in yaptıklarını görmüyor musun? Kendisini Muhammed’in yoluna adamış.”

Hz. Erva, müşriklere, “Onun en hayırlı günleri Muhammed(ASV)a yardımcı olduğu günlerdir. Çünkü Muhammed (ASV), Allah tarafından hak Peygamber olarak gönderil­miştir.”cevabını verdi.

İyice şaşıran müşrikler, “Sen de mi Muham­med’e tabi oldun yoksa?!” diye sordular. Aldıkları cevap “Evet.” oldu.

Sonra oradan Ebû Leheb’e giderek, kız kardeşinin Müslüman olduğunu bil­dirdiler.

Kız kardeşinin Müslüman olduğunu haber alan Allah düşmanı Ebû Leheb, yanına gelerek çıkıştı, azarladı ve atalarının dinini bıraktığı için ayıpladı.

Bunun üzerine Hz. Erva da ona karşılık olarak, “Beni azarlamayı bırak da, git, sen de kardeşinin oğlunun başında bulun. Ona yardımcı ve destek ol veya onun dinine gir.” dedi.

Bu söz üzerine Ebû Leheb, “Onun ortaya çıkardığı yeni din yüzünden bütün Arap kabilelerine karşı koymaya bizim takatimiz var mı?!” diyerek inkârında ıs­rar etti.

Hz. Erva, Peygamberimize dil uzatanlara gerekli cevabı veriyor, ona gelecek tehlikelere mâni olmaya çalışıyordu. Biricik oğlunu da teşvik ediyor, Re­sû­lul­lah’tan ayrılmamasını tembih ediyordu. Ana-oğul kendi aralarında güçleri nispetinde, şirke karşı mücadele ediyorlardı.

Mekke döneminde müslüman olan daha sonra da Medine’ye hicret eden Erva (RA) hem Cahiliye döneminde hem İslâm’la şereflendikten sonra şeref ve fazîletiyle tanınan, görüşlerine başvurulan kavminin ileri gelen hanımlardan biriydi. Şâir ruhlu olduğu için sözleriyle ve şiirleriyle Resûl-i Ekrem Efendimizi ve müslümanları savunmaya gayret etmiştir. Babası Abdülmuttalib’in ve Resûl-i Ekrem (ASV)’ın vefâtı üzerine söylediği mersiyeleri kaynak eserlerde zikredilmektedir.

Allah ondan razı olsun!

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.