ÇOŞKULU ŞİDDETLİ BERABERLİK

Müfritane irtibat nedir? Nasıl anlamalıyız? Bu konuda ne yapıp nasıl hareket etmeliyiz?

Nur Talebelerinin hem bir birlerine hem de iman hizmetine olan sağlam ve sarsılmaz bağlılıklarına, birlikte ve ortak hareket etmelerine müfritane irtibat denir. Müfritane irtibat, insanın birbirine ölçüsüz, çoşkulu ve şiddetli beraberlik halidir. Müfritane irtibat, aklımızla, kalbimizle, ruhumuzla, yani herşeyimizle dava ve hizmet ve kardeşlerimizle meşguliyettir.

”Ey Risale-i Nur’un kıymettar talebeleri ve benden daha bahtiyar ve fedakâr kardeşlerim, Şahsiyetim itibarıyla sizin ziyade hüsn-ü zannınız belki size zarar vermez; fakat sizin gibi hakikatbîn zâtlar vazifeye, hizmete bakıp, o noktada bakmalısınız. Perde açılsa, benim baştan aşağıya kadar kusuratla âlûde mahiyetim görünse, bana acıyacaksınız. Sizi kardeşliğimden kaçırmamak, pişman etmemek için şahsiyetime karşı haddimin pek fevkinde tasavvur ettiğiniz makamlara irtibatınızı bağlamayınız.

Ben size nispeten kardeşim; mürşidlik haddim değil. Üstad da değilim, belki ders arkadaşıyım. Ben sizin, kusuratıma karşı şefkatkârâne dua ve himmetlerinize muhtacım. Benden himmet beklemeniz değil, bana himmet etmenize istihkakım var. Cenâb-ı Hakkın ihsan ve keremiyle sizlerle gayet kudsî ve gayet ehemmiyetli ve gayet kıymettar ve her ehl-i imana menfaatli bir hizmette taksimü’l-mesâi kaidesiyle iştirak etmişiz. Tesanüdümüzden hâsıl olan bir şahs-ı mânevînin fevkalâde ehemmiyet ve kıymeti ve üstadlığı ve irşadı bize kâfidir.

Hem madem bu zamanda herşeyin fevkinde hizmet-i imaniye en ehemmiyetli bir vazifedir. Hem kemiyet ise, keyfiyete nispeten ehemmiyeti azdır. Hem muvakkat ve mütehavvil siyaset âlemleri ebedî, daimî, sabit hidemat-ı imaniyeye nispeten ehemmiyetsizdir, mikyas olamaz, medar da olamaz. Risale-i Nur’un talimatı dairesinde ve bizlere bahşettiği hizmet noktasında feyizli makamlara kanaat etmeliyiz. Haddinden fazla fevkalâde hüsn-ü zan ve müfritane âlî makam vermek yerine, fevkalâde sadakat ve sebat ve müfritane irtibat ve ihlâs lâzımdır. Onda terakki etmeliyiz.” (Kastamonu Lahikası)

Müfritane irtibat; olması gerekenden fazla  aşırı derece de birlik ve beraberliktir. Bu birliktelik sadece fiziki ve maddi değil, manevi anlamda da geçerlidir. Müfritane irtibat, dava ve hizmettir. Dava ve hizmette Kur’an’dır. Nur Talebesinin en önemli dava ve hizmeti hiç şüphesiz Allah’ın rızasını kazanmak, Kur’an’a talebe olmaktır. Allah’ın rızasına götüren her hizmette yer almaktır. İmanımızı kurtarmak ve başkasının imanının kurtulması adına yapılan her faaliyet hizmettir. Bu Kur’an, Cevşen, Risale okumak olabileceği gibi, derse gitmek, başkasını derse götürmek ve ders ortamlarının oluşmasına maddi, manevi yardımcı olmak şeklinde de olur. Allah rızası gözetilerek yapılan en küçük hizmet büyüktür. Onun rızası dışındaki en büyük hizmet ise küçüktür.

İnsan kalben, cismen ve ruhen iman ve Kur’an hizmeti içinde olmalıdır. Aklımızla kalbimizle ruhumuzla ve hatta hayalimizle dava ve hizmetle meşgul olursak, Mecnunun  çöllerde Leyla araması gibi bizde hizmet sahralarında sağa sola çoşkuyla, şevkle koşar  davamızı yaşar ve mutlaka onu anlatacak kişi ve kişileri buluruz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir