Girdi yapan Nurköy

MEYVE RİSALESİ NASIL YAZILDI?

Risale-i Nur’un önemli eserlerinden olan Meyve Risalesinin telifi nasıl olmuştur? Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Meyve Risalesi için, ”Bu risale, Denizli Hapishanesinin bir meyvesi ve bir hatırası ve iki Cuma gününün mahsulüdür.” diyor. 1943 yılında başlayıp 1944 yılında beraetle neticelen Denizli Hapsi Maznunlarından Risale-i Nur’un manevi avukatı Merhum Ahmed Feyzi Kul Ağabey’in Risale-i Nur’un ve […]

AKIL ALMAZ HATALAR

İKİNCİ MESELE: Yirmi sene evvel tab edilen Sünuhat risalesinde, hakikatli bir rüyada, âlem-i İslâmın mukadderatını meşveret eden ruhanî bir meclis tarafından bu asrın hesabına Eski Said’den sordukları suale karşı verdiği cevabın bir parçası şimdilik tezahür etmiştir. O zaman, o manevî meclis demiş ki: “Bu Alman mağlûbiyetiyle neticelenen bu harpte Osmanlı Devletinin mağlubiyetinin hikmeti nedir?” Cevaben […]

AZAMET VE KUDRET SAHNESİ

HAZRET-İ YUNUS ibni Mettâ Alâ Nebiyyinâ ve Aleyhissalâtü Vesselâmın münâcâtı, en azîm bir münâcattır ve en mühim bir vesile-i icabe-i duadır. Hazret-i Yunus Aleyhisselâmın kıssa-i meşhuresinin hülâsası: Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümit kesik bir vaziyette, لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ […]

HAS ŞAKİRT URGANCI HİLMİ

Hilmi Kaytancı (Urgancı),1892 yılında Isparta’da doğmuştur. Geçimini urgan, bir nevi kalın ip yaparak temin ettiği için, halk arasında Urgancı Hilmi diye bilinir. Gündüzleri urgan büken Hilmi Bey, geceleri de risale yazarak hizmet etmiştir. Defalarca ”dini siyasete alet ve laikliğe aykırı hareket etmek” suçlarından sorgulanan Urgancı Hilmi, Isparta Sorgu Hakimliğince yargılanıp beraat etmiştir. ÜstadBediüzzaman Said Nursi […]

EVET RIZIK İKİDİR

Allah her insanın rızkını vermiştir, buna inanıyoruz, fakat bazı insanlara bu rızkı neden ulaşmıyor? Allah, her insanın rızkını vermiştir. Evet bu ayetle sabittir. Ancak diğer insanlar yanlış yaparak bu rızkın o insanın eline ulaşmasına engel oluyorlar. Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin şu ikazına kulak verelim: “Hem görmüyor musun ki, zarurî kuttan ziyade Müslümanların elinde bırakılmıyor? Ya Avrupa […]

HERBİR DUA UMUMA BAKAR

İkinci emare: Risaletü’n-Nur’un sadık şakirtleri, hüsn-ü âkıbetlerine ve iman-ı kâmil kazanmalarına o derece kesretli ve makbul ve samimî dualar oluyor ki, o duaların içinde hiçbiri kabul olmamasına akıl imkân veremiyor. Ezcümle: Risaletü’n-Nur’un bir hâdimi ve birtek şakirdi, yirmi dört saatte, Risaletü’n-Nur talebelerinin hüsn-ü âkıbetlerine ve saadet-i ebediyeye mazhar olmalarına yüz defa Risaletü’n-Nur talebelerine ettiği duaları […]

EKMEKSİZ YAŞARIM, HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM

Evet, beni herşeyden tecrid etmek, işkenceli bir azap ve katmerli bir zulümdür ve bu millete gadirli bir hıyanettir. Çünkü otuz-kırk sene, hayatımı bu millet içinde geçirdiğim halde, temasımdan hiç zarar görmediğine ve bu dindar millet çok muhtaç olduğu kuvve-i mâneviye ve tesellî ve kuvvet-i imaniye menfaatini gördüğüne kat’î bir delili, bu kadar aleyhimde olan şiddetli […]

ELLİDÖRT AY HAPİS YATAN MUSTAFA CAHİD TÜRKMENOĞLU

Mustafa Cahit Türkmenoğlu 1930 Afyon Dinar doğumludur.Risale-i Nur’un matbaa ile basımını yapan ilk naşirlerindendir. 1952 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okurken Üstad Bediüzzaman Hazretlerini Beyazıt-Gülhane hattı Tramvayda görür, Hukuk Fakültesi talebesi olduğunu söyleyerek elini öper. 1952 yılı Ekim ayında İstanbul Hukuk Fakültesinden kaydını alıp Ankara Hukuk Fakültesine geçen Mustafa Cahid Türkmenoğlu, aynı faqkültede okuyan Atıf […]

İSRAF’TA BİR HAYIR YOKTUR

”İsrafta hayır olmadığı gibi, hayırda da israf yoktur.” ifadesini nasıl anlamalıyız? İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretlerine ait bir tabirdir. İktisat, israf ve lüks harcamaları terk etmektir. Hayır ve hasenattan kısmak demek değildir. Bu manayı İmam Azam Hazretleri şu cümleler ile özetlemiştir: لاَ اِسْرَافَ فِى الْخَيْرِ كَمَا لاَ خَيْرَ فِى اْلاِسْرَافِ   demiş. Yani, “Hayırda ve […]

İMAN, BÜTÜN VÜCUDUMUZA YAYILIRSA

BİRİNCİ MESELE: Birinci Şuada iki üç âyetin işârâtında, Risaletü’n-Nur’un sadık talebeleri imanla kabre gideceklerine ve ehl-i Cennet olacaklarına dair kudsî bir müjde ve kuvvetli bir beşaret bulunduğu gösterilmiştir. Fakat bu pek büyük meseleye ve çok kıymettar işarete tam kuvvet verecek bir delil ister diye beklerdim, çoktan beri muntazırdım. Lillâhilhamd, iki emâre birden kalbime geldi: Birinci […]