MERSİN NUR TALEBELERİNDEN ABDÜNNUR SEZGİN

Altan Abdülnur Sezgin, 1936 Mersin doğumludur. Mersin’in ilk Nur Talebesidir. Risale-i Nur hizmetinin Mersin’e giriş ve gelişmesinde büyük gayret ve hizmetleri olmuştur. İlk ve orta tahsilini Mersin’de yapan Abdünnur Ağabey İstanbul Kabataş Lisesini bitirince İstanbul Edebiyat Fakültesine kaydını yaptırır. Son sınıftan ayrılır ve askere gider.

1957 yılında tatil için Mersin’e gelen Abdünnur Ağabey, dayısı Abdüsselam Efendi’nin elinde dağıtılmak üzere gönderilmiş ”Gençlik Rehberi” isimli birkaç kitap görür, merak eder. Kitaplardan birini okuyunca ondan etkilenir ve iman Kur’an hizmeti Risale-i Nur’larla tanışır ve Nur Talebeliği yolcuğuna başlar.

O yıl dayısıyla beraber İstanbul’a dönen Abdünnur Sezgin, Süleymaniye’de bulunan meşhur 46 numaralı medreseye gider. Orada Ahmed Aytimur, Mehmed Emin Birinci, Mehmed Fırıncı, Galip Gigin, Hakkı Yavuztürk, Üzeyir Şenler ile tanışır ve çeşitli yerlerdeki derslere katılır.

Risale-i Nur’ların gazetede ilk defa yayınlanması

1957 yılında İstanbul Nur Talebeleri Risale-i Nur’un gazetede yayınlanması için Hür Adam Gazetesinin sahibi Sinan Omur’u ziyaret ederler. Sinan Bey yapılan teklifi bir şartla kabul eder. Kendisine bu işte yardımcı olacak bir Yazıişleri Müdürü verilmesini ister. Üniversite de okuyan Abdünnur Ağabey, Sinan Bey’in bu isteğini kabul eder, Hür Adam Gazetesine Yazıişleri Müdürü olur. Böylece Hür Adam gazetesinde Asa-yı Musa adlı eserden bölümler yayınlanır. Gazetede daha sonra Asa-yı Musa haricinde Lahika Mektupları da neşredilir.

İstanbul’da derslere devam eden Abdünnur Ağabey, 1 Ocak 1960 yılında Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin İstanbul’a geldiğini öğrenir. Bir gazetenin manşetinde, ”Nurcubaşı İstanbul’da” haberini görür.Hemen Piyer Loti Oteli’ne gider. Resepsiyondaki memura, ”Bediüzzaman Hazretleri buraya gelmiş, acaba kaçıncı katta, hangi odada bulunuyor?” diye sorar. O da hemen cebinden bir defter çıkaır ve ona sorar,”Evet, Üstad Hazretleri burada kim geldi diyelim?” der. ”Bir talebeniz gelmiş ”dersiniz deyince de ”Yok isim vermezseniz kabul etmiyor.” cevabını alır. Bu arada Mehmed Emin Birinci, Avukat Bekir Berk, Avukat Necdet Doğanata’nın merdivenlerden indiğini görünce, resepsiyondaki kişi ile olan konuşmasını bırakıp Ağabeylerın yanına gider. Onlarla beraber Üstad Hazretlerinin dairesine çıkar. Üstad Hazretlerini ziyaret eder. Üstad Hazretleri, kendini ziyaret edenlere şöyle hitap eder:
”Artık küfür ölmüştür, hiç korkmayın, bunlar bana 31 Mart hadisesinde bir şey yapamadılar, şimdi mi yapacaklar. Korkmayın hiçbir şey yapamazlar, küfür ölmüştür”

27 Mayıs 1960 İhtilalinde İstanbul’da kayınpederinin evinin bodrum katında Mehmed Emin Birinci Ağabey ile birlikte ”Risale-i Nur Sönmez” adıyla bir teksir neşreden Abdünnur Ağabey, daha sonra askere gider.

Askerliğinden sonra 1962 yılında Mersin’e gelen Abdünnur Ağabey, burada Risale-i Nur hizmetini başlatır. Mersin’in merkezi bir yerinde ilk medreseyi açar, derslere başlar. O zaman merak eden insanlar gruplar halinde gelip, ”Bu Nurcular nasıl insanlar, neler konuşurlar, fikirleri nedir?” diye gelir Risale-i Nur’ları dinlerler. Mersin Nur dairesi zamanla gelişir ve bugünkü halini alır.

Abdünnur Sezgin Ağabey’in Nur Talebeliği yolculuğunda iki defa yolu hapishaneden geçer. İlkinde Hadımlı Hoca namıyla Mersin’de çok tanınmış alim bir zat olan dedesi için köyde bir mevlit okutur. Bu arada arkadaşlarıyla köyde mevlitten sonra teybten risale dersi dinlemeye başlarlar. Birkaç kendini bilmez ders dinlemelerine karşı çıkar, aralarında tartışma başlar. Olay daha sonra ”Nurcular köy bastı” yaygarasına dönüşür ve Abdünnur Ağabey, arkadaşları Nazım, Hayreddin Tan, Abdurrahman Eksik, Mehmed ile birlikte hapse alınırlar. Aylarca soruşturma bahanesiyle mahkeme günü geri atılarak bekletilirler, çıkarıldıkları ilk mahkemede beraat etmelerine rağmen 8 ay cezaevinde kalırlar.

İkinci hapis hayatı ise 12 Eylül 1980 İhtilalinde olur. Medreseye ders sırasında baskın yapılır. 40 kişi kadar götürülür. 4 ay süren bu hapis hayatı da beraatle sona erer.
Hayatına zaman zaman İstanbul’da ve Mersin’de devam eden Abdünnur Sezgin Ağabey’e iman Kur’an yolunda bereketli feyizli ömürler dileriz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir