Mevlana Hazretleri’nin Mesnevi adlı eserinde Hazret-i Hamza (RA) ın,ölüm hakikatı ile ilgili hayli enteresan ve oldukça ibretli şöyle bir hikâyesi yer almaktadır.

Peygamber Efendimiz(ASV)ın amcası Hazreti Hamza(RA) gençlik çağında savaşa daima zırh giyerek girerdi. Son zamanlarında ise savaş saflarına zırhsız olarak katılır, göğsü açık ve vücudu çıplak olarak savaşırdı. Onun bu hâlini gören halk dediler ki:

“Ey Peygamber’in amcası, ey saflar yaran aslan, ey erlerin padişahı! Allah kitabında: ‘Nefislerinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın!’ emrini okumadın mı? Neden kendini savaş esnasında böyle bir tehlikeye atıyorsun? Gençken, iri yapılı ve kuvvetliyken saflara zırhsız katılmazdın. Şimdi ihtiyarladın, zayıfladın, öyle olduğu hâlde hiçbir şeye aldırış etmez oldun. Her şeye boş veriyor; bir kılıç ve bir mızrakla savaşa atılıyor, âdeta kendini sınıyorsun. Kılıç ihtiyara hürmet etmez. Hiç kılıçla okun akl-ı temyizi olur mu?” dediler.

Bunun üzerine Hz. Hamza dedi ki:
“Gençken ölümü, bu dünyaya veda etme tarzında görürdüm. Kim ölüme isteyerek gider? Kim ejderhanın karşısında soyunur? Fakat şimdi Hz. Muhammed’in nuruyla bu fâni şehre zebun (düşkün) değilim ki. Allah beni uykudan uyandırdı. Ölüm, kimin nazarında tehlikeyse ‘Tehlikeye atılmayın!’ emri de onadır. Fakat birisinin nazarında ölüm, hakikat kapısının açılışından ibaret olursa, ona ‘Haydin çabuk olun!’ hitabı gelir.”

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.