”Bir iki Sözde beyan ettiğimiz gibi, her insan geçmiş hayatını düşünse, kalbine ve lisanına ya “ah” veya “oh” gelir.

Yani, ya teessüf eder, ya “Elhamdü lillâh” der. Teessüfü dedirten, eski zamanın lezâizinin zeval ve firakından neş’et eden mânevî elemlerdir. Çünkü zevâl-i lezzet elemdir. Bazan muvakkat bir lezzet daimî elem verir. Düşünmek ise o elemi deşiyor, teessüf akıtıyor. Eski hayatında geçirdiği muvakkat âlâmın zevâlinden neş’et eden mânevî ve daimî lezzet, “Elhamdü lillâh” dedirtir. Bu fıtrî hâletle beraber, musibetlerin neticesi olan sevap ve mükâfât-ı uhreviye ve kısa ömrü musibet vasıtasıyla uzun bir ömür hükmüne geçmesini düşünse, sabırdan ziyade, şükreder اَلْحَمْدُ ِللهِ عَلٰى كُلِّ حَالٍ
سِوَى الْكُفْرِ وَالضَّلاَلِ  (Küfür ve dalâletten başka her türlü hal için Allah’a hamd olsun.Hadis-i Şerif) demesi iktiza eder. Meşhur bir söz var ki, “Musibet zamanı uzundur.”

Evet, musibet zamanı uzundur. Fakat örf-ü nâsta zannedildiği gibi sıkıntılı olduğundan uzun değil, belki uzun bir ömür gibi hayatî neticeler verdiği için uzundur.”(Lem’alar)

Her lezzetin bitişinde acı, acının sonunda da lezzet vardır. Geçmişte ızdıraplı, ağrılı bir hastalık geçiren bir adam, onu hatırladığında oh ve “Elhamdülillah” der. Çünkü çektiği o hastalık bitmiş, yerine güzel bir sıhhat gelmiştir. Hem de bu hastalık bir çok günahına kefaret ve bir çok sevabı da o adama hediye ederek gitmiştir. Bu adam hem hastalıktan kurtulduğuna, hem de sevap bıraktığına şükreder.

Meşru ve helal dairede olan lezzetler elem vermez. Meşru lezzetlere iman gözü ile bakılmazsa, o da elem ve acıya sebebiyet verebilir. Dünya lezzetlerinin bir numune bir tadımlık olduğunu bilemeyenler için, lezzetler, meşru da olsa kişi bu lezzetlerin zevalinden bir azap bir acı hisseder.

Nefsinin hoşuna giden lezzetleri tadan adam, o lezzetleri hatırladığında lezzetin bitişinden ve kayboluşundan dolayı bir ah ve of çeker. O lezzetler haram ise, bir de mesuliyet ve günahı bıraktığı için, ah ve of çekmesi iki kat artar. Eski günahlı günleri hatırlayıp düşünmek, insana lezzet değil acı ve pişmanlık verir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.