Sahâbeler
Röportajlar
KABİR ZİYARETİ VE MEZARLIĞA AYAKKABI İLE GİRMEK15 Aralık 2025 - 11:36
CENNET VE CEHENNEM İLE İLGİLİ AYETLER30 Kasım 2025 - 16:24
MEYVE RİSALESİ HAPİSHANEDE NASIL TELİF EDİLDİ15 Kasım 2025 - 14:00
MAKAM VE KEMALATI ŞAHSINA KABUL ETMEMEK30 Ekim 2025 - 11:51
ÖLÜM HADİSESİ DE BİR MUSİBETTİR15 Ekim 2025 - 10:53

ALLAH’IN EZELİ İLMİ
Hulûsi Beyin fıkrasıdır. Bu defa, Kenzü’l-Arş duasının feyzinden gelen İkinci ve Üçüncü Nüktelerle, zeylini hâvi mübarek mektubunuzu almakla cidden bahtiyarım. Bu âciz kardeşiniz, gelen mektubunuzun, gerek muhterem Üstadıma ve gerekse o havâlideki kıymetli arkadaşlarıma olan tesiri bana ait olmadığına ve belki benim bir vasıta olduğuma delildir. Çok tecrübe ettim, zât-ı fâzılânelerine mektup yazmak için, bazan […]
SELAHADDİN’İN MEKTUBU
Salâhaddin’in pek uzun ve on mektup kadar beni memnun eden ve sadakatine ve sebatına bu fırtınalar hiç tesir etmediğini ve daima bir Abdurrahman hükmünde bulunduğunu ve o havalideki kardeşlerimiz fütursuz çalıştıklarını bildiren mektubunu aldım, mâşaallah dedim. Baba ve oğlu Isparta kahramanları gibi sarsılmıyorlar. Fakat şimdi Risale-i Nur’un tab’ suretiyle intişarı, hakikî bir ihlâs ve kuvvetli […]
LATİN HARFLERLE RİSALE BASIMI
Aziz, sıddık kardeşlerim; Sizin bu defa neş’eli, güzel mektuplarınız, Risale-i Nur’un serbestiyeti ve matbaa kapısıyla intişarı hakkında beni çok mesrur eyledi ve kahraman Tahirî’nin yine bu ehemmiyetli işte çalışması için buraya gelmesi, beni şiddetle dünyaya bakmaya sevk etti. Kalben dedim: Madem kardeşlerim bu derece istiyorlar, çaresini arayacağız. Gecede kalbime geldi ki: İki ehemmiyetli sebepten inayet-i […]
NURANİ TOHUMLARIN MAHSULATI
Aziz, sıddık kardeşim; Camide az görüştük, lüzumlu bazı şeyler söyleyeceğim, hatırında kalsın. Evvelâ: Bedre’deki yüz senelik vazifeyi on sene zarfında gören Sabri kardeşimizin samimî dostları olan Hakkı, Hulûsi, (?) Mehmed ve Barla’da Şamlı, Süleyman, Bahri gibi kıymettar kardeşlerimize benim tarafımdan çok selâm ediyorum. Saniyen: Küçük Ali’nin büyük kardeşi mübarek Mustafa’nın Abdurrahman’dan irsiyet aldığı vazifesini, kahraman […]
ÜSTADIMIN YANINDA OLSAYDIM
Zeki’nin fıkrasıdır. Ben istiyorum ki, bir an evvel bir yere çekileyim de, mesâiden hariç zamanlarımı, o ulvî ve mukaddes hazine-i hakikat ve âsâr-ı giran-bahâ hizmetinde devama başlayayım. Fakat bugünlük bu yüce emelimin husulünden, bizzarure ve bilmecburiye mahrum kalıyorum. Hiç olmazsa şu günlerde elimde, o mütalâası gönüllere ve kalblere bir safâ-yı sermedî ve câvidânî bahşeden kitab-ı […]
BU ESER OKUMAYA DOYULMAZ
Âsım Beyin fıkrasıdır. Telvihat-ı Tis’a münasebetiyle yazmış. Sevgili Üstadım; Ne diyeyim, müştâkı olduğum bu risale-i şerife, bu sözler, bu hakikat, bu nur, bu fakire lütuf ve kerem-i İlâhî olarak ihsan buyuruldu. هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّى (Bu Rabbimin ihsanıdır.) Cenâb-ı Kadir-i Mutlak Hazretlerine hadsiz ve hesapsız hamd ü senâ ediyorum ki, siz Üstadıma kavuştum ve binnetice […]
HASLAR ERKANLAR NAŞİRLER
Risale-i Nur da talebelerin hasları, sahipleri, erkanları ve varisleri ifadeleri yer almakta, bunlar ne anlamlara gelmektedir? Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Nur dairesini genel anlamda, üç ana gruba ayırmaktadır. 1. Talebeler 2. Kardeşler 3. Dostlar Bu tarifin içinde yeralan talebeler grubununa ise, Risale-i Nur’u kendi telifi ve malı gibi kabul edip, onun neşrine ve gelişmesine […]
RİSALE-İ NUR DEĞERİNİ İSTİKBALDE GÖSTERECEK
Afyon Emniyet Müdürlüğüne; Ben, sizin, insaniyet ve vicdanınıza itimaden, mahrem işlerimi size beyan ediyorum. Hem vazife itibarıyla, siz, bizimle pek çok alâkadarsınız. Çünkü Risale-i Nur’un âsâyiş noktasında yirmi seneden beri yüz bin şakirdinden hiçbir vukuat olmadığı gibi; pek çok zabıta memurlarının itiraflarıyla ve birşey aleyhimizde kaydetmemeleriyle bunu ispat eder. Buraya, Ankara Emniyet-i Umumiye Müdürü geldiğini […]
EHLİ İMAN HAKİKATE MUHTAÇ
Aziz, sıddık, sebatkâr, muhlis kardeşlerim; Hem maddî, hem mânevî, hem nefsim, hem benimle, temas edenler gayet ehemmiyetli benden suâl ediyorlar ki: “Neden herkese muhalif olarak, hiç kimsenin yapmadığı gibi, sana yardım edecek çok ehemmiyetli kuvvetlere bakmıyorsun, istiğna gösteriyorsun? Ve herkes müştak ve talip olduğu ve Risale-i Nur’un intişarına, fütuhatına çok hizmet edeceğine o Risale-i Nur […]
MANEVİ MAKAM SAHİBİ OLMAK
Elhasıl: Hakikat-i ihlâs, benim için şan ve şerefe ve maddî ve mânevî rütbelere vesile olabilen şeylerden beni men ediyor. Hizmet-i Nuriyeye, gerçi büyük zarar olur; fakat, kemiyet keyfiyete nisbeten ehemmiyetsiz olduğundan, hâlis bir hâdim olarak, hakikat-i ihlâs ile, herşeyin fevkinde hakaik-i imaniyeyi on adama ders vermek, büyük bir kutbiyetle binler adamı irşad etmekten daha ehemmiyetli […]