BİRİNCİ ALÂMET VE HÜCCET ki, وَحْدَهُ kelimesi onun neticesidir.

Herşeyde bir vahdet var. Vahdet ise, bir vâhide delâlet ve işaret eder. Evet, vâhid bir eser, bilbedahe vâhid bir sâniden sudur eder. Bir, elbette birden gelir. Herşeyde bir birlik bulunduğundan, elbette birtek zâtın eseri ve san’atı olduğunu gösterir.

Evet, bu kâinat bin birlikler perdeleri içinde sarılı bir gül goncası gibidir. Belki esmâ ve ef’âl-i umumiye-i İlâhiyenin adedince vahdetleri giymiş birtek insan-ı ekberdir. Belki, envâ-ı mahlûkat sayısınca dallarına vahdetler, birlikler asılmış bir şecere-i tûbâ-i hilkattir.

Evet, kâinatın idaresi bir ve tedbiri bir ve saltanatı bir ve sikkesi bir, bir, bir, bir, tâ bin bir bir birler kadar.

Hem bu kâinatı çeviren isimler ve fiiller bir iken, herbiri kâinatı veya ekserisini ihata eder. Yani, içinde işleyen hikmeti bir ve inayeti bir ve tanzimatı bir ve iaşesi bir ve muhtaçlarının imdatlarına koşan rahmet bir ve o rahmetin bir şerbetçisi olan yağmur bir; ve hâkeza, bir, bir, bir, tâ binler bir birler.

Hem bu kâinatın sobası olan güneş bir, lâmbası olan kamer bir, aşçısı olan ateş bir, levazımat deposu ve hazineli direği olan dağ bir, sakacı ve sucusu bir ve bağları sulayan süngeri bir; ve hâkeza, bir, bir, bir, tâ bin bir birler kadar.

İşte, âlemin bu kadar birlikleri ve vahdetleri güneş gibi zâhir birtek Vâhid-i Ehade işaret ve delâlet eden bir hüccet-i bâhiredir.

Hem kâinat unsurlarının ve nevilerinin herbirisi bir olmasıyla beraber, zeminin yüzünü ihata etmesi ve birbirinin içine girmesi ve münasebettarâne ve belki muavenetkârâne birleşmesi, elbette mâlik ve sâhip ve sânilerinin bir olmasına bir alâmet-i zâhiredir.(Şualar)

Kainat iç içe, sayısız alemleri içinde barındırıyor. Her bir alem bir ismin tecelli dairesi olup, o ismi anlatıp öğretiyor. Allah’ın isim ve sıfatlarını şuur sahibi varlıklara ilan ediyor.

Üstad Hazretleri, alemleri iç içe girmiş bir gül goncasına benzetmekte. Gül goncası; yaprakları iç içe olan harika bir çiçek ve kainatın şu haline güzel bir misaldir. Gonca gülünün yaprakları nasıl iç içe kıvrılmış ise, aynı şekilde kainat da büyük bir gonca gül gibi sayısız alemleri içinde barındırıyor.

Parlak şeyler üzerindeki ışık ve yansıma Güneşi gösterip ispat ettiğ gibi kainattaki sayısız tevhid mühürleri ve imzaları da bir ve tek olan Allah’ın varlığına işaret ve ispat ediyor. Güneş bir. ay bir, hava bir, su bir bütün bunlar Sahip ve Malik’in bir olduğuna açık işaretlerdir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.