Sahâbeler
Röportajlar
KABİR ZİYARETİ VE MEZARLIĞA AYAKKABI İLE GİRMEK15 Aralık 2025 - 11:36
CENNET VE CEHENNEM İLE İLGİLİ AYETLER30 Kasım 2025 - 16:24
MEYVE RİSALESİ HAPİSHANEDE NASIL TELİF EDİLDİ15 Kasım 2025 - 14:00
MAKAM VE KEMALATI ŞAHSINA KABUL ETMEMEK30 Ekim 2025 - 11:51
ÖLÜM HADİSESİ DE BİR MUSİBETTİR15 Ekim 2025 - 10:53

NAKŞİ TARİKATININ EN BÜYÜK KAHRAMANI
Risale-i Nur’un tesvid ve tebyizinde çok hizmeti sebkat eden Şamlı Hafız Tevfik’in, Risale-i Nur’un hakkaniyetine dair istihracî bir fıkrasıdır. بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Malûm olsun ki, Zübdetü’r-Resâil Umdetü’l-Vesâil namında, kutbü’l-ârifîn Ziyaeddin Mevlânâ Şeyh Hâlid’in (kuddise sirruhu) mektubat ve resâil-i şerifelerinden muktebes nasâyih-i kudsiyenin tercümesine dair bir risaleyi, on üç sene mukaddem, Bursa’da Hocam Hasan Efendiden almıştım. Nasılsa […]
ÜÇÜNCÜ GÜNEŞ RİSALE-İ NUR’DUR
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ Çok muhterem Üstadımız Efendimiz, Bin üç yüz yirmi bir tarihinde, Mu’cizat-ı Ahmediyeyi (Aleyhissalâtü Vesselâm) ve Keramet-i Gavsiye risalelerini âlem-i menamda görmüştüm. Bunun hikmetini şimdiye kadar anlayamamıştım. Gördüğüm rüya aynen şöyle idi: Tarih-i mezkûrda, Ceziretü’l-Arabın Necid kıt’asının Bilâd-ı Kasîm’de, bir gece rüyamda, üç güneşin tulû etmiş olduğunu gördüm. Yanımda tanıyamadığım bir zâta […]
İMAN-I TAHKİKİYİ ELDE ETMEK
Aziz, sıddık kardeşlerim; Yüz defadan ziyade, gayet kıymetli bir hakikat-ı imaniye bana görünüyor. Telif zamanı tamam olması hikmetiyle, ne kadar çalıştım, o çok ehemmiyetli hakikatı avlayamadım. Vâzıhan ifade ve ihsas etmek için bekledim, muvaffak olamadım. Şimdi gayet kısa bir işaretle, o çok geniş ve çok uzun hakikattan kısacık bahsedeceğim. اِنَّ اللّٰهَ خَلَقَ اْلاِنْسَانَ عَلٰى صُورَةِ […]
BEN BİR NEFERİM
Üstadım kendine ait medh ü senâyı kabul etmiyor. Fakat Risale-i Nur, Kur’ân’a ait olup medh ü senâ, Kur’ân’ın esrârına aittir. Yalnız Üstadımla Hazret-i Mevlânâ’nın birkaç farkı var: Birisi: Hazret-i Mevlânâ, zülcenâheyndir. Yani, hem Kadirî, hem Nakşî tarikat sahibi iken, Nakşîlik tarikatı onda daha galiptir. Üstadım, bilâkis, Kadirî meşrebi ve Şâzelî mesleği daha ziyade onda hükmediyor. […]
BEN BUNLARA NE EDEYİM?
Bugünlerde iki hatıradan iki ihtar: Birincisi: Bu şehirde Risale-i Nur’a intisap eden ihtiyar hanımlar sebat ettiklerini ve başkalar gibi sarsılmadıklarını düşündüm. Birden bu hadis-i şerif ihtar edildi. عَلَيْكُمْ بِدِينِ الْعَجَاۤئِزِ yâni, “Âhirzamanda, ihtiyare kadınların samimî dinlerine ve kuvvetli itikadlarına tâbi olunuz.” Evet, ihtiyare kadınlar fıtraten zaife ve hassase ve şefkatli olmalarından, herkesten ziyade dindeki tesellî […]
MASUMLARIN DUA ETMELERİ
Aziz, sıddık kardeşlerim ve benim hakkımda bu gurbette samimî akrabalarım Osman, Mehmed, Hasan efendiler; Sizin hâlisane bana ve Risale-i Nur’a karşı hiç unutulmayacak hizmetinize bir mükâfat-ı âcile olarak Hasan Feyzi ve sair talebelerin, Çalışkan hanedanına karşı fevkalâde teveccühleri ve umum memlekette sizin şerefinizi neşretmeleri ve ehl-i hakikati size dost yapmakları cihetiyle, benden ziyade Risale-i Nur […]
BU NÜKTE ALTIN İLE YAZILMALI
İmamoğlu Hafız Mustafa’nın bir fıkrasıdır. (Bütün Söz ve Mektubat’ın birer mürşid-i kâmil vazifesini gördüklerine dair hatıra gelen bir mektuptur.) Üstadım Efendim; Bundan bir sene evvel—Sözler ve Mektubat’ı istinsah esnasında—bazı nükteler, kendi emrâz-ı kalbiyeme muvafık bir ilâç geldiğinden “Evet, bu nükteyi altın yazıyla yazmalı” diye söylerdim. Lem’alar telif edildi. Bütün Söz ve Mektubat’a feyizleriyle anahtarlık yaptı. […]
HAYATIN LEZZET VE SAADETİNİ İSTEYENLER
Kastamonu’daki kardeşlerimize hitaben yazılan bir hakikattır. Belki size de fâidesi olur diye gönderdim. Risale-i Nur, kendi sadık ve sebatkâr şakirtlerine kazandırdığı çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok kıymettar neticeye mukabil fiyat olarak, o şakirtlerden tam ve hâlis bir sadakat ve dâimî ve sarsılmaz bir sebat ister. Evet, Risale-i Nur on beş senede kazanılan […]
MUALLİM VE ALİMLERİ KOŞTURDULAR
Çok aziz, çok sıddık ve sadık kardeşlerim ve Risale-i Nur cihetinde emin ve hâlis vârislerim; Çok mânidar ve kuvvetli bir tevafuk ve şakirtlerin sadakatlerine delil, bir zahir keramet-i Nuriyeyi beyan etmeme bir ihtar aldım. Şöyle ki: Ben vasiyetnamemi yazdığım aynı zamanda, gizli münafıklar, benim itimad ettiğim hizmetçilerimi zabıta tarafından yanıma gelmekten men ettikleri aynı vakitte, […]
ŞEFKATLİ BİR TAKDİRE BİNAEN
Kuleönü karyesinden elmas kalemli Mustafa’nın kıymettar arkadaşı Hafız Mustafa’nın fıkrasıdır. Ey Feyyâz-ı Mutlak ve Vâhid-i Ehad olan Cenâb-ı Allah’a giden tarik-i müstakim yolunu gösterip, pek elemli ve pek hatarlı uhrevî hayatımın kurtulmasına sebep olan Üstadım Efendim; Bundan dört mah mukaddem, Kur’ân-ı Hakîmin elmas, inci dükkânından pırlantaları ve vüs’atimiz kadar uhrevî harçlığı almak üzere ziyaretinize kardeşim […]