CÜLEYBİB (RA)

Medine’li olan Cüleybib ensardandı. Fakir ve kimsesiz biriydi. Soyu sopu ailesi hakkında herhangi bir bilgi yoktu. Mescidde yatar, hep Rabbini zikreder, tüm namazlarda ilk safı ve gazvelerde hep önde olmayı isterdi.

Bekar olan Cüleybib’e bir gün Peygamberimiz onun evlenmek isteyip istemediğini sordu. Cüleybib evlenmek istese de onunla kimsenin evlenmeyeceğini söyledi. Rasulullah ise onu evlendirmek istiyordu.

Ensardan sahabinin bir kızı vardı. Bir gün Rasulullah bu zat’a hitaben, ”Kızına talibim.” dedi.

Rasulullah’ın kızını kendisine istediğini zanneden sahabi,
”Emrin başım üstüne, Ya Rasulullah!”diye sevindi.

Rasulullah, ”Kızını kendim için değil, Cüleybib için istiyorum.” buyurdu. Bunun üzerine sahabi, biran durdu.

”O zaman annesiyle görüşmem ve onun fikrini almam lazım.” deyip evine gitti.

Hanımına kızlarına Rasulullah’ın Cüleybib için talip olduğunu söyledi. Bunu duyan karısı, ”Sen ne söylüyorsun Cüleybib kim ki, biz ona kızımızı verelim” dedi. Sahabi oturduğun yerden kalkıp durumu Rasulullah’a bildirmeye gitmeye hazırlanırken, kızları anne ve babasının yanına geldi.

”Beni evdirmek için aracılık yapan kimmiş?” diye sordu. Annesi, ”Rasulullah”dedi. Bunun üzerine genç kız anne ve babasına şöyle hitap etti:

”Rasulullah, beni birine uygun görüyor da, siz buna karşı çıkıyor ve Rasulullah’ın teklifini geri çeviriyorsunuz, öyle mi? Rasulullah beni kime uygun gördüyse, siz de uygun görün. Zira Rasulullah benim aleyhimde olacak bir şeyi yapmaz.”

Genç hanım sahabi, anne babasına Rasulullah’ın teklifini kabul etmemenin büyük bir hata olacağını, Ahzap Suresi 36 ncı ayeti ile hatırlatıp hemen teklifi kabul etmelerini onlara söyledi. Zira ayette, ”Allah ile Peygamberi bir iş hakkında hüküm verdikten sonra mümin olan bir erkekle mümin olan bir kadına artık o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur.” buyurulmaktadır.

Hatalarını farkeden anne ve babası kızlarına dönüp, ”Çok doğru söyledin, yavrum.” deyip Rasulullah’ın yanına giderek, ”Senin uygun gördüğün kimseyi biz de uygun görüyoruz. Ya Rasulullah, kızımızı Cüleybib ile evlendirebilirsin.”dedi.

Rasulullah’ın isteğini herşeyin üstünde tutan bu genç sahabiye ”Allah’ım! Onun üzerine hayırlar yağdır. Kendisine sıkıntısız bir hayat nasip et!”diye dua etti.

Düğünden az bir zaman sonra savaş çıktı. Rasulullah bu gazveye çıkmak için hazırlıklar yapmaya başladı. Cüleybib, yeni evli olmasına rağmen bunu duyunca hemen hazırlıklarını yapıp Rasulullah’ın bu davetine uydu ve gazveye katıldı. Kahramanca savaştı. Yedi kafiri öldürüp şehadet mertebesine ulaştı.

Gazve bittiğinde Rasulullah,”Cüleybib nerede? Onu göremiyorum araştırın” buyurdu. Sahabiler onu yedi müşrikin cesedinin yanında buldular. Cüleybin, onları öldürmüş ve şehit olmuştu. Rasulullah’a haber verdiler, O da hemen onun yanına gitti.

”Bu yatan bendendir, ben de ondanım” buyurdu. Cüleybib için kazılan kabire, Rasulullah, onu kendi eliyle defnetti.(Müsned 4, 421)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir